IBM beynin çalışmasını taklit edecek yeni bir bilgisayar mimarîsi geliştiriyor
Programın başaraştırmacısı Dharmendra S. Modha, önceki teknolojiye ait bir programlama dilini yeni mimarîye adapte etmeye çalışmanın anlamsız olduğunu, yeni mimarîye göre yeni bir programlama mantığı geliştirilmesi gerektiğini belirtiyor. Bir çok modern bilgisayar sisteminde Von Neumann (ENIAC’ı ilk geliştiren ekipte yer alan matematikçi, fizikçi bilimadamı) mimarîsini kullanıyor. Bu mimarî, sırasal bilgi depolama ve bilgiyi sırasal olarak işlemek için ayrı birimler kullanılmasına dayanıyor. TrueNorth mimarîsinde ise bilgi depolama ve işleme işlemleri, aynen beyindeki nöronlar gibi dağınık ancak paralel bir şekilde yapılıyor.
Modha’nın ekibi ayrıca, bir süperbilgisayarda çalışan ve beyindeki müthiş nörosinaptik bağlantı ağını -2 milyar nöron ve 100 trilyon sinaps (sinir bağlantısı)- simüle eden yeni bir yazılım geliştirdiler. Simüle edilmiş her bir nörosinaptik bilgisayar, yeni bir matematiksel model kullanan 256 nörondan oluşan kendi network ağına sahip. Bu modelde dijital nöronlar, biyoloik nöronları taklit ediyorlar.
Yazılım, “corelet” denen öğelerden oluşuyor. Her bir öğe, nörosinaptik çekirdeklerdeki basit fonksiyonları tanımlıyor. Her bir öğe, daha karmaşık yapılara bağlanabiliyor, aynen bir matruşka bebeğinde olduğu gibi.
TrueNorth, 150 corelet’e sahip bir kütüphane ile kullanıma sunulacak. Her bir corelet özel bir fonsiyonu gerçekleştirecek. Örneğin bir tanesi hareket tespit edebilirken bir diğeri cisimleri renklerine göre sıralayabilecek.
Avrupa Birliği İnsan Beyni Araştıma Projesi direktörlerinden Karlheinz Meier, TrueNorth gibi tamamen yeni hesaplama mimarîlerinin, mevcut teknolojilerin gelişmiş bir versiyonu olmadığını, tamamen yeni bir teknolojik bakış açısı olduğunu belirtiyor. Meier’e göre bu çalışma Von Neumann’ın öngöremediği çok büyük bilginin işlenmesinde kilit rol oynayacak. “Çok büyük bilgiyi işleyebilen tek mekanizma, bizim beynimiz. Biz bilgiyi, onun varlığından öğreniyoruz. Önceden belirlenmiş algoritmalarımız yok. Daha önce karşılaşmadığımız durumlar için o anda çözüm geliştirebiliyoruz.”
Araştırma ekibi , bir gün bu teknolojinin, akıllı telefonlar veya ev aletleri gibi günlük teknolojiye adapte olabileceğini düşünüyorlar.