Nükleer Enerjiden Akıllı Şebekelere

Paylaş
rüzgar santrali

Almanya 2022 yılına kadar nükleer teknolojiden vazgeçip akıllı şebekeler ve yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş yapacak.

GlobalData firmasının araştırmasına göre Almanya nükleersiz bir geleceğe hazırlanıyor. Ancak maliyet ve güvenilirlik risklerine karşı akıllı şebekeler, bu geçiş sürecinde oldukça önemli bir rol oynayacak.

Almanya, Japonya’da meydana gelen Fukushima Daiichi nükleer kazasının ardından 2011 yılında nükleer tesislerini aşamalı bir şekilde kapatacağını ve tamamen yenilenebilir enerjiye geçeceğini açıkladı. Kazanın ardından 8 nükleer reaktör hemen kapatıldı, bu kapatma kararının ardından Almanya’nın 2010 yılında 133 TWh olan nükleer enerji üretimi 102 TWh’e düştü.  2011 yılında ülkenin kurulu rüzgar gücü 29.264,8 MW ve kurulu güneş gücü 24.870 MW olarak açıklanmıştı ki tüm enerji üretiminin % 32’sine denk düşüyor.

Bilindiği gibi rüzgar ve güneş enerjisi tesisleri, atmosfer şartlarına bağlı olarak düzensiz çalışma riski yaratıyor. Düşük ve düzensiz rüzgar hızlar rüzgar türbinlerini etkilerken bulutlu havalar güneş santrallerini olumsuz etkiliyor. Özellikle pik saatlerde (yani elektrik talebinin en yüksek olduğu saatlerde) yenilenebilir enerji kaynakları yetersiz kalabiliyor. şebekedeki bu tehditleri önlemek isteyen alman yetkililer, akıllı şebekelere daha çok yatırım yapma kararı aldılar.

FACTS olarak da bilinen Esnek Alternatif Akım İletim Sistemi (Flexible Alternating Current Transmission Systems) ile hızlı bir şekilde reaktif güç kompanzasyonu yapılabiliyor. D-VAR olarak bilinen Dinamik Volt-Amper-Reaktif (Dynamic Volt-Amp Reactive) sistemi ise rüzgar santrallerinin şebekeye bağlandığı noktalardaki bozucu etkileri algılayabiliyor.

Ülkenin hali hazırda enerji depolama tesisleri mevcut ancak yenilenebilir enerji tesislerinin yaratabileceği kararsız durumlara karşı bu tesislerin sayısının artacağı öngörülüyor. Yakıt hücreleri, sıkıştırılmış hava depolaması (Compressed Air Energy Storage – CAES), Pompalanmış Sıvı Depolaması (Pumped Hydro Storage – PHS) gibi teknolojiler, yenilenebilir tesisleri desteklemek için kullanıma hazır. Enerji depolama tesisleri, elektrik arzı ve talebi arasındaki dengeyi korumak için anahtar bir rol üstleniyor.

Büyük ölçekli nükleer enerji tesisleri, elektrik fiyatının düşmesini sağlıyor ve ülkeye prestij kazandırıyor. Ayrıca yenilenebilir enerji tesislerinin bir ülkenin tüm enerji ihtiyacını karşılayabilmesi için uzun bir zamana ihtiyaç var. Akıllı şebeke teknolojilerinin gelişmesi ile nükleer enerji zamanla arka planda kalacak ancak bunun için daha uzun bir zaman var gibi görünüyor.

Aşağıdaki bağlantıda GlobalData’nın raporu hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz. Rapor ücretli olarak sunuluyor.

*Germany’s Independence from Nuclear Energy will be Driven by Smart Grid

 

Devamını oku

Little David: Dünyanın en büyük kalibreli topu

Askeri teknoloji maalesef günümüzdeki birçok sivil teknolojinin kaynağı oldu. Maalesef diyoruz, çünkü insanoğlu en yaratıcı teknolojik atılımlarını savaş zamanlarında gerçekleştirdi. I. Dünya Savaşı’nda kimyasal gazların kullanılması kimya endüstrisi için itici güç oldu, kamyonlar ve uçaklar ilk defa bu savaşta etkin olarak kullanılmaya başladı. II. Dünya Savaşı ise makina ve

Alper Coplugil tarafından
Dünyanın İlk Katlanabilir Elektrikli Scooter’ı ile Trafiği Unutun

Dünyanın İlk Katlanabilir Elektrikli Scooter’ı ile Trafiği Unutun

Tayvanlı NanoWin Technology, “Dünyanın ilk katlanabilir elektrikli scooter”ını Türkiye’ye getiriyor. NanoWin Technology’nin bu ürettiği “Solar Elektrikli Scooter”, Türkiye’de ilk kez 15-19 Mayıs tarihleri arasında İstinye Park’ta gerçekleştirilecek olan “Tayvan Doğa Dostu Ürünler Etkinliği” çerçevesinde kurulacak olan “Tayvan Çevre Dostu Ürünler Pavilyonu”nda tanıtılacak. Sadece 20

Alper Coplugil tarafından