Yeni nanoparçacıklar ile daha verimli güneş hücreleri mümkün
Toronto Üniversitesi Elektrik&Bilgisayar Mühendisliği bölümü araştırmacıları, güneş hücrelerinin verimini arttıracak yeni nanoparçacıklar geliştirdi. Bu yeni teknoloji, daha verimli güneş hücreleri için yeni bir pencere açacak.
“Kolloidal kuantum noktaları” adı verilen ışığa duyarlı nanoparçacıklar, daha ucuz ve verimli güneş hücreleri üretmeyi sağlayacak. Bu teknoloji aynı zamanda daha iyi gaz sensörleri, kızılötesi lazerler ve kızılıötesi LED’lerde de kullanılabilecek.
Bu yeni teknoloji iki tip yarıiletken yapısına bağlı: elektron açısından zengin N-tipi madde ve elektron açısından zayıf P-tipi madde. Genelde diyot, transistör gibi yarıiletken teknolojiler zaten bu yapıda. Peki yenilik nedir? N-tipi madde hava ile karşlaştığında oksijene bağlanarak elektronlarını salar ve P-tipi maddeye dönüşür. Araştırmacıların geliştirdiği teknolojide ise N-tipi kuantum noktaları oksijene bağlanmıyor ve yapısını koruyor. Bu sayede kararlı N-tipi ve P-tipi malzeme katmanları üretilebilecek.
Kararlı N-tipi ve P-tipi katmanların yapılabilmesi, sadece ışığı daha verimli soğurmaya yaramıyor, aynı zamanda daha etkili opto elektronik komponentlerin üretilebilmesini de sağlıyor. Peki bu yeni teknolojinin sokaktaki adama faydası ne? Bu sayede daha iyi ölçüm yapabilen meteoroloji uyduları, daha etkili uzaktan kumanda teknikleri, daha hassas kirlilik dedektörleri ve daha verimli uydu haberleşmesi sağlanabilecek.
Araştırmacılara göre bu yeni kuantum noktaları teknolojisinin güneş hücrelerinde kullanımı sadece bir başlangıç olacak. Bu küçük noktacıklar boyaların içine karıştırılabilecek, böylece bu boyalarla boyanan konutların yüzeyleri güneş enerjisinde elektrik elde edebilecek.
Bu haberle ilgili bir yorum yapmaktan kendimizi alamıyoruz: Günümüzde teknoloji bilim olmadan geliştirilemez. Çünkü artık malzemelerin neredeyse sınırına dayandık. Bilim sayesinde yeni teknoloji paradigmaları üretmemiz gerekiyor. Teknoloji artık deneme-yanılma- ustalık, püf noktası vs gibi yöntemlerle geliştirilemeyecek bir noktata geldi. Ülkemiz için henüz bu tür gelişmeler çok uzak görünüyor, çünkü bilim seviyemiz maalesef oldukça düşük. Umarım bu tür haberle, araştırmacılar için yeni ufuklar sağlar.